ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir""
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir""

Kayıt Tarihi: 27.04.2026 21:20 - Son Güncelleme: 28.04.2026 13:00
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İranlı müzakerecilerin ABD ile anlaşma konusunda ciddi olduklarına inandığını belirterek, "İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor ve bu baskı daha da artırılabilir" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD basınına İran ile devam eden müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Rubio, İran yönetiminin dağılmış durumda olduğunu ve zaman kazanmaya çalıştığını savundu. Rubio, "Bence içinde bulundukları durumdan çıkma konusunda ciddiler. İran’ın zaten çok sorunu vardı ve birkaç ay önce ekonomi kaynaklı ayaklanmalar başladı. Bu çatışma başlamadan önce İran’da olan tüm sorunlar halen yerinde duruyor, hatta çoğu daha da kötüleşmiş durumda" dedi.
İran’da enflasyonun daha kötü durumda olduğunu, kuraklığın devam ettiğini ve hükümetin maaşları ödemekte zorlandığını söyleyen Rubio, İran’ın dünya genelinde en ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Anlaşma olmaması durumunda sonraki adımın ne olacağı sorusu üzerine Rubio, "Bu, Başkan’ın vereceği karara bağlı. Burada herkese İran’a yönelik yaptırımların düzeyinin olağanüstü olduğunu hatırlatmakla başlamak isterim. İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor ve bu baskı daha da artırılabilir. Umarım bu çatışmanın ardından tüm dünya, bir kez daha İran’ın oluşturduğu tehdidin farkına varmıştır. Nükleer silah elde ettiklerinde dünyaya ne yapmak istediklerini biliyoruz. Şu anda petrol üzerinden yaptıkları gibi istediklerini yapabilmek için dünyayı rehin almak istiyorlar. Bu kabul edilemez" dedi.
İran ile anlaşmanın önündeki en büyük engelin ne olduğu sorusuna ise Rubio, "Ülkenin radikal Şii din adamları tarafından yönetiliyor olması başlı başına bir engel. Diğeri de aralarında derin bir şekilde bölünmüş olmaları. Bunun her zaman böyle olduğunu düşünüyorum ancak şu anda çok daha belirgin" cevabını verdi.
"Ne yazık ki sertlik yanlıları ülkede nihai güce sahip"
İran’da ülkeyi tamamen ideolojiye dayalı olarak yönetmek isteyenler ve ekonomiyi yönetmek zorunda olduklarını anlayanlar arasında bir gerilim olduğunu ve bu grubun her ikisinin de sertlik yanlısı olduğunu ifade eden Rubio, "Ne yazık ki sertlik yanlıları ülkede nihai güce sahip. Bu gerilim her zaman vardı ancak şimdi daha belirgin. Ayrıca hala güvenilirliği test edilmemiş bir dini liderin olması, erişiminin belirsiz olması, kamuoyunda görünmemesi, konuşmaması, sesini duymamış olmamız da sistemde ek bir gerilim oluşturuyor" dedi.
Rubio, "Bu nedenle engellerden biri de, müzakerecilerimizin sadece İranlılarla müzakere etmiyor oluşları. İranlılar da kendi içlerinde neyi kabul edebilecekleri ve neyi teklif edebilecekleri, ne yapmaya hazır oldukları, hatta kiminle görüşmeye hazır olduklarını belirlemek için diğer İranlılarla müzakere etmek zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD basınına İran ile devam eden müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Rubio, İran yönetiminin dağılmış durumda olduğunu ve zaman kazanmaya çalıştığını savundu. Rubio, "Bence içinde bulundukları durumdan çıkma konusunda ciddiler. İran’ın zaten çok sorunu vardı ve birkaç ay önce ekonomi kaynaklı ayaklanmalar başladı. Bu çatışma başlamadan önce İran’da olan tüm sorunlar halen yerinde duruyor, hatta çoğu daha da kötüleşmiş durumda" dedi.
İran’da enflasyonun daha kötü durumda olduğunu, kuraklığın devam ettiğini ve hükümetin maaşları ödemekte zorlandığını söyleyen Rubio, İran’ın dünya genelinde en ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Anlaşma olmaması durumunda sonraki adımın ne olacağı sorusu üzerine Rubio, "Bu, Başkan’ın vereceği karara bağlı. Burada herkese İran’a yönelik yaptırımların düzeyinin olağanüstü olduğunu hatırlatmakla başlamak isterim. İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor ve bu baskı daha da artırılabilir. Umarım bu çatışmanın ardından tüm dünya, bir kez daha İran’ın oluşturduğu tehdidin farkına varmıştır. Nükleer silah elde ettiklerinde dünyaya ne yapmak istediklerini biliyoruz. Şu anda petrol üzerinden yaptıkları gibi istediklerini yapabilmek için dünyayı rehin almak istiyorlar. Bu kabul edilemez" dedi.
İran ile anlaşmanın önündeki en büyük engelin ne olduğu sorusuna ise Rubio, "Ülkenin radikal Şii din adamları tarafından yönetiliyor olması başlı başına bir engel. Diğeri de aralarında derin bir şekilde bölünmüş olmaları. Bunun her zaman böyle olduğunu düşünüyorum ancak şu anda çok daha belirgin" cevabını verdi.
"Ne yazık ki sertlik yanlıları ülkede nihai güce sahip"
İran’da ülkeyi tamamen ideolojiye dayalı olarak yönetmek isteyenler ve ekonomiyi yönetmek zorunda olduklarını anlayanlar arasında bir gerilim olduğunu ve bu grubun her ikisinin de sertlik yanlısı olduğunu ifade eden Rubio, "Ne yazık ki sertlik yanlıları ülkede nihai güce sahip. Bu gerilim her zaman vardı ancak şimdi daha belirgin. Ayrıca hala güvenilirliği test edilmemiş bir dini liderin olması, erişiminin belirsiz olması, kamuoyunda görünmemesi, konuşmaması, sesini duymamış olmamız da sistemde ek bir gerilim oluşturuyor" dedi.
Rubio, "Bu nedenle engellerden biri de, müzakerecilerimizin sadece İranlılarla müzakere etmiyor oluşları. İranlılar da kendi içlerinde neyi kabul edebilecekleri ve neyi teklif edebilecekleri, ne yapmaya hazır oldukları, hatta kiminle görüşmeye hazır olduklarını belirlemek için diğer İranlılarla müzakere etmek zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı.
İran: 10 maddelik teklifimiz müzakerelerde kabul edilmezse anlaşma olmayacak
'Küresel konut yatırımlarında yeni rota Türkiye'
Trump: Dünya barışı için büyük bir gün
Bakan Kurum: COP31’i bir konferans değil, çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarladık
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeyi hep birlikte başaracağız"
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: "2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti olarak herhangi bir siyasi partiyle yaptığımız ittifak görüşmesi dahi yoktur"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türkiye’nin sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline geldi"
BBP Genel Başkanı Destici: "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur"
MHP’li Ersoy, üniversite hastanelerindeki mali sorunları TBMM gündemine taşıdı
Benzer Haberler
