Sabiha Gökçen Havalimanı’na yerli ve milli yazılım
Sabiha Gökçen Havalimanı’na yerli ve milli yazılım

Kayıt Tarihi: 18.02.2026 11:44 - Son Güncelleme: 18.04.2026 07:53
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yabancı menşeli sistemlerle yürütülen uçuş planlama ve takip süreçleri, artık HEAŞ mühendisleri ve teknik ekipler tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım HUPS (HEAŞ Uçuş Planlama ve Takip Sistemi) üzerinden yönetiliyor. Öz kaynaklarıyla geliştirilen HUPS sistemi, yüksek maliyetleri düşürürken güvenlik ve verimliliği de en üst seviyeye taşıyor.
Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki HEAŞ, havacılık sektöründe teknolojik bağımsızlık vizyonuyla önemli bir projeye imza attı. Daha önce yabancı menşeli sistemlerle yürütülen uçuş planlama ve takip süreçleri, artık HEAŞ mühendisleri ve teknik ekipler tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım HUPS (HEAŞ Uçuş Planlama ve Takip Sistemi) üzerinden yönetiliyor. 2010 yılından bu yana sürekli geliştirilen sistem, bugün havayolu şirketlerinden terminal işletmecisine kadar Sabiha Gökçen Havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların ana veri kaynağı haline geldi.
Veri güvenliği en üst seviyeye ulaştı
Havacılık operasyonlarında kritik öneme sahip olan veri akışı ve park yeri yönetimi, HUPS sayesinde yerli ve milli bir hale geldi. Sistemin tamamen kurum bünyesinde geliştirilmesi, hem yüksek orandaki lisans, sistem geliştirme ve bakım maliyetlerini ortadan kaldırdı hem de operasyonel verilerin güvenliğini en üst düzeye çıkardı. Muhtemel güvenlik zafiyetlerinin de önüne geçen bu yazılım, Sabiha Gökçen’in tüm operasyonel yükünü sıfır hata vizyonuyla göğüslüyor.
Paydaşlarla tam entegrasyon
HUPS, sadece HEAŞ bünyesinde kalmayıp havalimanı ekosistemindeki paydaşlar için de vazgeçilmez bir yazılım oldu. Pegasus ve AJet gibi önde gelen havayolu şirketleri, sezonluk uçuş planlarından anlık swap (uçak değişimi) bilgilerine kadar tüm verilerini HUPS ile çift yönlü entegre bir şekilde paylaşıyor. DHMİ Slot Koordinasyon Merkezi ve ASMGCS Yer Radarı gibi kritik sistemlerle de tam uyumlu çalışan HUPS; terminal işletmecisinden yer hizmetlerine, gümrükten emniyet teşkilatına kadar geniş bir ağa anlık veri sağlıyor.
Sistemin en can alıcı noktalarından biri olan Ramp Kule’de, park yeri tahsisleri HUPS üzerinden saniyeler içinde yönetiliyor. Gün içindeki gecikmeler, erken gelişler ve operasyonel zorunluluklar nedeniyle sürekli değişen park planları, HUPS’un sunduğu dinamik veri akışıyla anlık olarak güncelleniyor. Verilere göre, Ramp Kule çalışanlarının vaktinin yüzde 85’ini alan takip ve revize işlemleri, HUPS sayesinde sistemli ve hızlı bir yapıya kavuştu.
Kapasite ve trafik analizinde dijital zekâ
HUPS sistemi sadece günlük operasyonları değil, geleceğin planlamasını da yapıyor. Kar, sis gibi meteorolojik zorluklarda veya F1 gibi yoğun trafik dönemlerinde sistemden alınan istatistiksel verilerle kapasite analizleri yapılıyor. Bu sayede Meydan Otoritesi HEAŞ, en zorlu şartlarda bile trafiği "dijital bir zekâ" ile yöneterek gecikme analizleri ve takibi yapabiliyor.
HEAŞ’ın bu başarı hikayesi, Türk havacılığının yazılım alanında ulaştığı noktayı kanıtlarken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nı dijitalleşen havacılık dünyasında da örnek bir merkez konumuna taşıdı.
Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki HEAŞ, havacılık sektöründe teknolojik bağımsızlık vizyonuyla önemli bir projeye imza attı. Daha önce yabancı menşeli sistemlerle yürütülen uçuş planlama ve takip süreçleri, artık HEAŞ mühendisleri ve teknik ekipler tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım HUPS (HEAŞ Uçuş Planlama ve Takip Sistemi) üzerinden yönetiliyor. 2010 yılından bu yana sürekli geliştirilen sistem, bugün havayolu şirketlerinden terminal işletmecisine kadar Sabiha Gökçen Havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların ana veri kaynağı haline geldi.
Veri güvenliği en üst seviyeye ulaştı
Havacılık operasyonlarında kritik öneme sahip olan veri akışı ve park yeri yönetimi, HUPS sayesinde yerli ve milli bir hale geldi. Sistemin tamamen kurum bünyesinde geliştirilmesi, hem yüksek orandaki lisans, sistem geliştirme ve bakım maliyetlerini ortadan kaldırdı hem de operasyonel verilerin güvenliğini en üst düzeye çıkardı. Muhtemel güvenlik zafiyetlerinin de önüne geçen bu yazılım, Sabiha Gökçen’in tüm operasyonel yükünü sıfır hata vizyonuyla göğüslüyor.
Paydaşlarla tam entegrasyon
HUPS, sadece HEAŞ bünyesinde kalmayıp havalimanı ekosistemindeki paydaşlar için de vazgeçilmez bir yazılım oldu. Pegasus ve AJet gibi önde gelen havayolu şirketleri, sezonluk uçuş planlarından anlık swap (uçak değişimi) bilgilerine kadar tüm verilerini HUPS ile çift yönlü entegre bir şekilde paylaşıyor. DHMİ Slot Koordinasyon Merkezi ve ASMGCS Yer Radarı gibi kritik sistemlerle de tam uyumlu çalışan HUPS; terminal işletmecisinden yer hizmetlerine, gümrükten emniyet teşkilatına kadar geniş bir ağa anlık veri sağlıyor.
Sistemin en can alıcı noktalarından biri olan Ramp Kule’de, park yeri tahsisleri HUPS üzerinden saniyeler içinde yönetiliyor. Gün içindeki gecikmeler, erken gelişler ve operasyonel zorunluluklar nedeniyle sürekli değişen park planları, HUPS’un sunduğu dinamik veri akışıyla anlık olarak güncelleniyor. Verilere göre, Ramp Kule çalışanlarının vaktinin yüzde 85’ini alan takip ve revize işlemleri, HUPS sayesinde sistemli ve hızlı bir yapıya kavuştu.
Kapasite ve trafik analizinde dijital zekâ
HUPS sistemi sadece günlük operasyonları değil, geleceğin planlamasını da yapıyor. Kar, sis gibi meteorolojik zorluklarda veya F1 gibi yoğun trafik dönemlerinde sistemden alınan istatistiksel verilerle kapasite analizleri yapılıyor. Bu sayede Meydan Otoritesi HEAŞ, en zorlu şartlarda bile trafiği "dijital bir zekâ" ile yöneterek gecikme analizleri ve takibi yapabiliyor.
HEAŞ’ın bu başarı hikayesi, Türk havacılığının yazılım alanında ulaştığı noktayı kanıtlarken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nı dijitalleşen havacılık dünyasında da örnek bir merkez konumuna taşıdı.
İran: 10 maddelik teklifimiz müzakerelerde kabul edilmezse anlaşma olmayacak
'Küresel konut yatırımlarında yeni rota Türkiye'
Trump: Dünya barışı için büyük bir gün
Bakan Kurum: COP31’i bir konferans değil, çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarladık
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeyi hep birlikte başaracağız"
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: "2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti olarak herhangi bir siyasi partiyle yaptığımız ittifak görüşmesi dahi yoktur"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türkiye’nin sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline geldi"
BBP Genel Başkanı Destici: "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur"
MHP’li Ersoy, üniversite hastanelerindeki mali sorunları TBMM gündemine taşıdı
Benzer Haberler
